Endüstri 4.0

Tarihte üç büyük sanayi devrimi yaşanmıştır.
Bunlardan ilki su ve buhar gücüne dayanan üretim mekaniğinin bulunması, sonrasında Ford Motor Company’nin kurucusu Henry Ford’un basit tarzda geliştirdiği yürüyen bant tekniği modern sanayi adına önemli bir diğer devrimdi. Üçüncü devrim olarak ise 70’li yıllarda programlanabilir makinelerin yani robotların sanayiye dahil olması kabul edilir.
Şimdilerde ise dördüncü bir devrim olacağı söylenen Endüstri 4.0 strateji planı konuşulmaktadır.
Endüstri 4.0 temel olarak bilişim teknolojileri ile sanayiyi bir araya getirmeyi amaç ediniyor. Yeni nesil yazılım ve donanımlarla üretim tesislerini entegre etmeyi planlayan bu sistem, yeryüzündeki tüm cihazların birbirleri ile etkileşimde kalmasını, bilgi alışverişi yapmasını ve neredeyse insanlardan bağımsız bir şekilde kendi kendilerine koordineli ve optimize bir şekilde üretim yapabilecek “akıllı fabrikalar” ortaya çıkmasını sağlayacak.
Endüstri 4.0 hamlesi hayata geçerse daha az maliyet, daha kısa üretim süresi, daha az enerji ile daha çok üretim ve daha fazla kalite ortaya çıkacağı ileri sürülüyor.
Günümüzde telefon, bilgisayar ve internet alanında yaşanan hızlı gelişime bakılarsa bu endüstri planının bilişim yönü açısından bir problem olmayacağını söylemek mümkün. Ancak üretim tesislerinin, üretimde kullanılan makinelerin şuan ki halleriyle bu sistemlere nasıl entegre edileceği büyük bir problem ortaya çıkarmaktadır.
Böyle bir devrim insanlarda heyecan yaratabilir. Ancak gelişmekte olan veya az gelişmiş ülkeler açısından yaşanacak bu devrime ayak uydurmak hiç de kolay olmayacaktır. Ülkemiz açısından düşünüldüğünde biran önce yazılım ve sanayi alanında çok hızlı atılımlar yapılması ve hızlı bir şekilde iyi bir yol kat edilmesi gerekmektedir.
Gençlerimizin kolay para kazanmaya değil daha çok çalışmaya, tüketmeye değil bir şeyler üretmeye kendilerini vermesi gerekmektedir.

Daha çok düşünmek ve daha fazla çalışmak dileğiyle…